28 Aralık 2009 Pazartesi

BİRAZ KARMAŞIK AMA ASLINDA BASİT....

div>
Kelly Clarkson - Already Gone .mp3
Found at bee mp3 search engine


Bu bloğa başlamak bir nevi cesaret işi benim için.Çünkü geçmişte yaptığım ve hatta üstüste tekrarladığım en büyük hata insanlara ilk bakışta içimi açmaktı.Bunu bilmeden yapıyordum her seferinde o kadar doğal içten ve saf olabiliyordum ki.insanlar şaşırıyordu her seferinde.Bunlrı abartmıyorum ya da uydurmuyorum.Ben bu özelliğimi ve bunun insanlar üzerinde ne etki yarattığını ancak yeni yeni bahsedebiliorum kendime ve ilk defa başkalarına.Bilen biliyor zaten en yakın dostlarım.BEni tanıyan,anlayan insanlar biliyor bunları.Ve belkide yaşadığımız insanlık ortamında ne kadar tehlikeli bir özellik olduğundanmıdır insanlara kolay yaklaşamam günlük hayatta çekinirim, merhaba deyip konuşmaya başlamaya.En yakın dostlarım hep bana gelip merhaba demiş insanlardır.
PS:Yukarda yazmış olduğum yazı günlüklerimden bir tanesinin sonundan alınmştır.
Uzun zamandır bende yazmak istiyordum.Aynı günlüğüme yazdığım gibi.Sakın günlüğüme sabah şu saatte kalktım bu saatte yattım şu oldu şu şunu dedi bu bunu dedi tarzında yazıyorum sanmayın.Duygularımı iç dünyamı anlatıyordum.Aslında zaman geçtikçe ne kadar karmaşık ve duygu dolu bir dünyam olduğunu anladım.Çünkü bir olay olduğundan çok farklı açılardan bakabildiğimi ve kesin yargılardan kaçındığımı farkettim.Böylece normal hayatımda özellikle de özel hayatımda bir çok soruna yol açan belkileri yerleştirdim dünyama.
Bugün lise ve ortaokul yıllarımda tutmuş olduğum iki günlüğü buldum.iki tane kalın ajanda.nerdeyse ikisininde baş kahramanı ilk gerçek aşkım olan günlükler.ben anlattıklarımı yaşarken aşk olduğunu bilmiyordum .en azından karşılıklı olduğunu bimiyordum seneler sonra üniden mezun olduktan sonra o gelip ben seni seviyordum dedikten sonra yaşadıklarıma aşk adını koydum.Okurken benim için sevgisine bir türlü karşılık bulamayan ve bunu ifade etmekten bir o kdar korkan küçük kızın genelde melonkolik bir havada geçen lise ve ortaokul yıllarının hayatının en güzel yıllarıymış dedirten iki günlük.Neler yaşamışım neler çekmişim o kişiden hep küstürmüş beni, ağlatmış ortaokulda lisede aynı sınıfa düşmemek için dualar etmişim. sonra yine aynı sınıfa düştüğüm ilk yıllımın büyük bir bölümünde onun yüzüne bakmamak için kendimi zor tuttuğum ama her seferinde bakamadığım için içimin içimi yediği yazılar ve duygularla şiirler denemelerle dolu.Bir keresinde onun beni sevmesi için neler vermezdim yazdığım aşkım.yaklaşık 4-5 yılım onun etkisinde geçti.Sonra onun bir başkası ile flörtünü izledim resmen.VE ben onun beni sevdiğini orta 2 de tesadüfen bir arkdaşımdan öğrenmiştim ama hem inanamadığım için hemde o aralar bana gerçekten sevgisinden mi bilmem kötü davrandığı için üstüne üstlük bana bu durumu söyleyen kankamın ondan hoşlanmasından dolayı gülüp geçme acemeliğinde bulunmuştum.Bunun arkasından o yıllardan bi alıntı yapmayı düşünüyorum.
neRDEN başladım nereye geldim.Nerden başlasam bilemiyordum zaten işte en sonunda içimden geldiği gibi koyuverdim sözcükleri.Bu yazıyı bana yazdırtan ilham veren yazı da blogger arkadaşım esercenin dün gece yazdığı yazıdır.Sürekli ynlış kişinin karşısına çıktığından yakınan ve en son hüsranının nasıl geiştiğini anlatan yazı ve sonundaki kızlar hakkındaki yorumlar.Genellermelerden kaçınarak kendimden örnekler vererek sevgi ve aşk ve ilişkilerden bahsetmek istiyorum ve artık yorum istiyorum YORUM PLEASE:)beraber yazıp beraber konuşalım.Güzel şeyler çıkacağını düşünüyorum.

27 Aralık 2009 Pazar

Avatar 3D



“I See You” (Theme from Avatar) by Leona Lewis in HD

Trailer Park | MySpace Video


Bugün Avatar'ı 3 boyutlu izleme fırsatını buldum ve filmden gerçekten çok etkilendim.Filmi beraber izlediğim şahıs ağabeyimin yorumlarına bakarsak filmde umduğu kadar aksiyon çıkmasada karşısına,en son sahneleri o da benim gibi heyacanlı bir şekilde izledi.Gerçi içinde gerçek anlamda duygusallık barındıran herşey beni hemen etkisi altına alıyor bu bir gerçek ama üç boyutlu izlediğimiz için midir,nedir? ben filmden çok zevk aldım.Ve en sonda sizi güzel bir mutlu son bekliyor.Mutlu sonlara hep filmlerde yada romanlarda rastlasamda umarım bir gün öyle bir mutlu son bende yaşarım:)
NOT: Eğer filmi 3D özelliği olan bir salonda izleme fırsatı bulursanız özel kapalı poşetinde size sunulan gözlükleri geri iade etmek zorunda kalıyorsunuz bunu da özellikle belirtmek istedim.alsaydım şimdi onun gerçek fotosunu koyabilirdim ne yapalım bizde google dan bulduğumuzla yetiniriz.Gideceklere "İyi Seyirler" diliyorum.

25 Aralık 2009 Cuma

ONLARA MEKTUP




Karşımda ilk gördüğümde bütün negatif duygularımı silip süpüren bir resim var.Üçümüzün resmi. "Yumurta üçüzleri"nin resmi:)Nasıl olduda bir araya geldik ortaokul yılarında?Nasıl hep en iyi arkdaşlar olarak anıldık?şimdi bunu düşünüyorum.Artık bir araya gelip aynı duyguları paylaşabilmek o kadar zor ki.Tam bir ayrılık olmasada arada gerçekten bir uzaklık var.
İlk uzaklığımızı üniversite yıllarında "senin beni anlayamayacağını düşündüm çünkü şimdiye kadar sevgilin olmadı" cümlesini duyduğumda hissetmiştim ama konduramamıştım,çok kırılmıştım da üstünde durmamıştım arkadaşım E.Daha sonraları benim sevgilim olmuştu da bana o zaman söyleyebilmiştin ilk öpücüğünü.Çok tuhaftı seni anlayamayacağımı düşünmen.Oysa kimsenin hislerine güvenemediğimden ya da kendi hislerime olan güvensizliğimden olmamıştı erkek arkadaşım.İstemediğimden ya da önyargılı bir insan olduğumdan değildi.
Liseye başladığımızda Ö...... ayrılmıştı içimizden.İlk gittiğinde yatakhaneden arıyordu bizi.Ne kadar seviniyordum.Koşa koşa gidiyordum, annem ,"F....... seni Ö...... arıyor" dediğinde.Ahizeyi kaldırıp sesini duymak bile bir coşku veriyordu içime.Çok özlüyordum çünkü. Hala gözümün önünde canlandırabiliyorum o anları.
Sonra hepimiz bir yere dağıldık.Genelde içimizde en çok olmayan Ö.... olurdu. O macera ruhluydu. Hep yeni şeyler denemek istiyordu. E.den ve benden daha cesurdu.Bizden daha önce tanıştı gerçek hayatla. Daha çok arkadaşı oldu. Bizim bastırılmış ergenlik isyanlarımızı o daha gerçekçi yaşadı.Ama her yaz tatilinde bir fırsatını bulup bir araya geliyorduk.Ne yıllardı onlar.Hele de üniden önceki son tatilimizi hiç unutamıyorum.Bir daha da öyle yaz yaşanmadı zaten.
Şuan baktığım resmi gördüğünüzde ne hissedip, ne düşüneceksiniz ilk olarak çok merak ediyorum.ben şunları düşündüm canlarım.
Güzel bir arkdaşlığı paylaştık.O kadar güzeldi ki herşeye değerdi.Paylaştığımız güzel anlar kadar,kırgınlık,gözyaşı ve hatta arada üç kız kardeşin birbirini kıskanmış olduğu gibi kıskanmış olsakta.Herşeye değerdi.
Böyle bir arkadaşlığı yaşayamayan vardır heralde....
VAR MIDIR?

24 Aralık 2009 Perşembe

KORKU

Ne zaman içten içe sarsan beni,

Arkasından geri adım atmak istiyorm.

Birşey alır seni diye çok korkuyorum,

Çekip gidesim geliyor.

22 Aralık 2009 Salı

Everybody's changing and I dont feel the same.



"Ama bu hiç adil değil"diye feryat eden bir çizgi kahraman vardı hatırlar mısınız?İsmi şimdi aklıma gelmiyor.Eskiden hep bu şekilde feryat ederek bulurdum kendimi.Artık susuyorum.Değiştim mi?
Bugün oturduğumuz odada arkadaşlardan birinin ne zaman bir haksızlık olursa olsun mutlaka bir tepkide bulunurum dediğini duydum.O hiç değişmedi mi hep aynı tepkiyi mi verdi.bu beni düşündürdü.
Hayatımda bir nokta var yada bazı olaylar dizisi beni benden alıp değiştirdi diye düşünüyorum.Tabiki temelde aynı kişiyim ama yinede bazı tepkilerim değişmiş bazı düşüncelerim ve duygularım törpülenmiş olarak görüyorum kendimi.
 
Copyright 2009 Bu benim Dünyam.